Çağdaş teknolojiyle birlikte, taşıt kullanım alışkanlıklarımız ve beklentilerimiz de değişiyor. Geleneksel benzinli ve dizel araçlar, uzun senelerdir hayatımızın bir parçası olmuşken, elektrikli araçlar son zamanlarda popülerlik kazanmaya başladı. Sadece birçok şahıs geleneksel araçların akülerinin kendini şarj edebilme özelliğine haiz olmasına karşın niçin elektrikli araçların bu kapasiteye haiz olmadığını merak ediyor.
Kendi kendini şarj edebilen araçlar için ilerlemeler olsa da bunun başlangıç aşamasında bulunduğunu söylemek lazım. Teknoloji yetersizliğinin yanı sıra doğal ki yapılmayan yatırımlar ve destekleyecek altyapının olmaması da mesele.
Tüm bunlara değinmeden ilkin doğal ki ilk olarak elektrikli araçların niçin kendi kendini şarj edemediğini teknik bilgileri ile ele alacağız.
Geleneksel otomobillerde aküler kendi kendini iyi mi şarj ediyor?
Geleneksel araçlarda kullanılan aküler, motor çalışırken alternatör isminde olan bir bileşen tarafınca şarj ediliyor. Alternatör, aracın motorunun mekanik enerjisini elektrik enerjisine çevirerek aküyü şarj ediyor.
Bu sistem, vasıta çalışırken akünün devamlı dolu kalmasını sağlıyor ve elektrikli bileşenlerin gereksinim duyan enerjiyi karşılıyor. Sadece gene de bu mekanizma, kolay bir enerji dönüşüm sürecinden ibaret ve akünün bir tek sınırı olan bir enerji kapasitesi var.
Peki elektrikli araçların şarj mekanizmaları iyi mi?

Elektrikli araçlar, enerjilerini tamamen bataryalardan alıyorlar ve bu bataryaların şarj edilmesi için harici bir elektrik kaynağına gerekseme duyuyorlar. Elektrikli otomobiller, geleneksel arabaların aksine, yüksek kapasiteli bataryalar kullanıyor ve bu bataryaların şarj edilmesi, alternatör kullanılarak sağlanan enerjiyle mümkün değil.
Bunun sebebi, elektrikli vasıta bataryalarının oldukça daha büyük enerji depolama kapasitesine haiz olması ve alternatörlerin üretebileceği enerjinin bu ihtiyacı karşılamak için yetersiz kalması.
Gelelim aslolan sorumuza: Elektrikli araçlar niçin kendi kendilerini şarj edemiyorlar?

Elektrikli araçlar regeneratif frenleme teknolojisini kullanıyor. Bu teknoloji, aracın hızını azaltırken ortaya çıkan enerjiyi yakalayıp bataryayı şarj etmek için kullanıyor. Yöntem de bataryayı tamamen şarj etmek için kafi değil; bir tek bataryanın menzilini bir miktar artırıyor.
Elektrikli araçların kendilerini şarj edememesinin bir öteki sebebi de enerji verimliliği ve fizik yasaları. Enerjinin korunumu yasası gereği, bir enerji formundan diğerine dönüşüm esnasında bazı enerji kayıpları yaşanır. Bundan dolayı, aracın kendi hareketi esnasında ürettiği enerjiyi kullanarak bataryaları şarj etmek, enerji kayıpları sebebiyle verimsiz olurdu.
Araçlara takılan güneş panellerinin üretebildiği elektrik de bir tek vasıta hareket hâlinde iken işe yarıyor. Açık oturum yüzeylerinin ufak olmasından dolayı da büyük oranda enerji üretmek oldukça zor. Her saatlik şarj için 12 km menzil sağlamış olduğu düşünüldüğünde de bu sadece kısa yolculuklar için yararlı olabilir şu demek oluyor ki uzun yollar da güneş panelleri de işe yaramayacaktır.
Elektrikli otomobillerin kendi kendini şarj etmesinin bir yolu var mı?

Elektrikli otomobillerin kendi kendini şarj etmesi için doğal ki teoriler ve denemeler var. Kablosuz şarj etme bunlardan biri. Elektrikli otomobiller da aynı akıllı telefonlar benzer biçimde lityum iyon pil kullanıyor şu demek oluyor ki bu da kablosuz şarj demek. Cihazlar, bir yola yada garaja kurulabilir ve vasıta kendi kendini şarj edebilir sadece bu hızla gelişen teknolojinin de ne süre yaşamımıza tam anlamıyla geleceği kim bilir.
Üreteç yada alternatörlerin tekerleklere bağlanması da bir öteki yöntem. Rüzgâr türbini de araçlara güç sağlayarak şarj etmelerini sağlayacak sadece bunun da bazı handikapları var. Pahalı olması öncelikli sebepler içinde. Ek olarak esasen elektrikli vasıta pilleri aracın yükünü arttırıyorken bir de eklenecek üreteç durumu daha da kötüye götürebilir.
Mevcut teknolojik gelişmeler ve altyapı iyileştirmelerini düşündüğümüzde bu aslen büyük bir mesele değil.

Elektrikli araçların kendi kendini şarj edememesi, bazı kullanıcılar için mühim bir sınırlılık benzer biçimde görünse de bu durumun pratikteki tesiri, mevcut teknolojik gelişmeler ve altyapı iyileştirmeleri göz önünde bulundurulduğunda, beklenenden daha azca mesele teşkil ediyor.
Elektrikli araçların enerji gereksinimleri, yüksek kapasiteli bataryalar ve gelişmiş şarj altyapıları ile karşılanmakta. Böylece kullananların büyük çoğunluğu için günlük kullanım ve menzil gereksinimleri kolaylıkla sağlanabilmekte. Bilhassa kent içi kullanımda, elektrikli araçlar birçok kullanıcı için oldukça etkili bir çözüm sunuyor.
Şarj altyapısının devamlı geliştirilmesi, süratli şarj istasyonlarının sayısının artması ve evde şarj imkânlarının kolaylaştırılması yardımıyla elektrikli vasıta sahiplerinin menzil kaygısı giderek azalıyor.
Regeneratif frenleme benzer biçimde teknolojiler de araçların hareket hâlindeyken bile enerji geri kazanımı yaparak menzillerini uzatmalarına olanak tanıyor. Bu gelişmeler, elektrikli araçların kendi kendini şarj edememe sorununu büyük seviyede hafifletiyor.
Sadece uzun yolculuklar ve şarj istasyonlarının yetersiz olduğu bölgelerde, bu durum bazı zorluklara yol açabiliyor. Bundan dolayı, elektrikli vasıta endüstrisi ve hükümetler, şarj altyapısını daha da genişleterek ve elektrikli vasıta teknolojisini geliştirerek bu potansiyel engelleri aşmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Elektrikli araçların bu mekanizmaya haiz olması bununla beraber daha çok enerji de gerektirecekti.

Geleneksel vasıta akülerinin kendilerini şarj edebilme kapasitesi ve elektrikli araçların bu özelliğe haiz olmamaları, kullanılan teknoloji ve enerji gereksinimleri arasındaki temel farklardan kaynaklanıyor.
Elektrikli araçların yüksek kapasiteli bataryalarının şarj edilmesi, daha çok enerji gerektiriyor ve bu enerjiyi sağlayacak bir mekanizma şu anki teknoloji ile mümkün değil. Sadece teknoloji ilerledikçe ve yenilikçi çözümler geliştirildikçe, kim bilir bigün elektrikli araçlar da kendilerini daha etkin bir halde şarj edebilir hâle geleceklerdir.
Bu süreçte, elektrikli araçların menzilini ve kullanım kolaylığını artıracak yeniliklerin devam edeceğini görmek coşku verici.

