Günlük hayatımızda sıkça kullandığımız benzinlerin, renkleri ve kokuları hakkında ne kadar informasyon sahibiyiz? Kim bilir asla fark etmedik fakat bazı benzinler sarı renkteyken bazıları kahverengi yada yeşilimsi renkte olabiliyor. Peki, bu farklılıkların sebebi nedir?
Sarı, kahverengi, yeşilimsi… Aslen, bu farklılıklar, petrol şirketlerinin kendi üretim yöntemlerine ve kullandıkları katkı maddelerine bağlı. Bu aşamada, bilmeyenlerin aklına şu soru gelebilir; bu katkı maddesi zararı olan mı?
Petrol şirketleri, bu katkı maddelerini benzinin performasını arttırmak ve motoru korumak için kullanıyorlar ve zararları tamamıyla kullanım şekline, amaçlarına ve bileşimlerine bağlı. Sıkı düzenlemelere doğal olarak tutuluyor ve doğru şekilde kullanıldığında da zararları en aza indiriliyor. Zarardan oldukca faydası var diyebiliriz.
Benzin, çeşitli hidrokarbonların bir karışımıdır ve bu hidrokarbonların cinsel ve oranı benzindeki renk ve kokuyu etkileyen temel faktörlerdir.
Rafine edilmiş olduğu ham petrolün kaynağına ve bileşenlerine bağlı olarak değişik renklere bürünebiliyor. Çoğu zaman hafifçe sarıdan renksiz yada açık renklere kadar değişim gösteriyor.
Bunun yanı sıra, bazı katkı maddeleri benzine eklendiğinde de benzindeki renk değişebiliyor. Sözgelişi, bu maddeler kırmızı yada yeşil renkteyse benzine eklendiklerinde benzinde renk değişimleri meydana getirebiliyorlar.
Bazı benzinlerin kokusu daha yoğun ve keskinken, bazılarının ise neredeyse asla kokusu yok.

Bu keskin kokunun sebebi, benzinin içindeki uçucu organik bileşenler. Bu bileşenler, benzinin performansını çoğaltmak için eklenen katkı maddeleri ve öteki bileşenlerle birleştiğinde yoğun bir kokuya niçin oluyor. Bu yüzden, bazı ülkeler kokusuz benzin kullanımını mecburi kılmıştır.
Daha iyi çevresel performans sağlasa da üretimi oldukça meşakatli.

Çoğu zaman petrol rafinerilerinde daha yüksek bir işlemle üretiliyor ve bununla beraber hususi katkı maddeleri ekleniyor. Bu katkı maddeleri, yanma esnasında daha azca emisyon ve daha iyi performans sağlamak için kullanılıyor.
Ek olarak, kokusuz benzin, daha düşük buğu basıncı ve daha yüksek oktan sayısı ile karakterize ediliyor.
Katkı maddeleri, kimyasallar ve hatta rafinerilerin üretim sürecinin yanı sıra, benzinin kokusunu ve rengini hava koşulları da etkiliyor. Ne şekilde mi? Hava koşulları, bilhassa ısı ve rutubet seviyeleri, benzindeki uçucu bileşenlerin buharlaşma hızını etkileyebiliyor ve bu da benzindeki kokunun farklılık göstermesine yol açıyor.
Sıcak ve nemli havalarda, benzindeki uçucu bileşenler daha süratli buharlaşıyor, bu da daha yoğun bir kokuya sebep oluyor. Soğuk ve kuru havalarda ise uçucu bileşenler daha yavaş buharlaşıyor, bu da daha hafifçe bir kokuya sebep oluyor.
Netice olarak, benzin renkleri ve kokularında birçok unsur etkili ve farklılık göstermesi oldukça naturel. Bu da benzin deneyimimizi hem renkli hem de kokulu bir hale getiriyor. Doğrusu kim bilir benzin pompasında öylesine duran ve kokusuna kafa yoran biz, aslına bakarsak kimyasal bileşenlerin ve öteki faktörlerin şaşırtıcı oyununa tanık olmuş oluyoruz.
Kaynaklar: MotoShark, RxMechanic

