Ekip biçmeli, hayvan yetiştirmeli ve üretim yapmalı oyunları bir kere oynamaya başladık mı uzun süre bırakamıyoruz. Bilime nazaran ise bunun ardında bazı sebepler yatıyor.
Çiftlik oyunları, yaş fark etmeksizin herkesi bağımlı hâle getirebiliyor. Ekip biçiyorsun, onlarla yeni şeyler üretiyorsun, verilen görevleri yapıyorsun…
Hatta bu çiftlik oyunlarının yalnız çiftlikle sınırı olan kalmadığı bile oluyor. Çeşitli animasyonları, bu çiftlik oyunlarına uyarlayabiliyorlar. Konsept ne olursa olsun, asla bitmeyen bir emek döngüsü oluyor ve bağımlı hâle geliyoruz. İyi fakat niçin?
Gerçek dünyadaki işimizden bu şekilde bir doyum alamıyoruz.
Psikolog Jamie Madigan, bu mevzuyla ilgili şu şekilde diyor: “Gerçek dünyadaki işiniz stresli olabilir sadece çiftlik oyunlarındaki benzer biçimde düşsel işler oldukca daha tatminkar. Dünyadaki işlerle beraber gelen belirsizlik, umarsızlık ve başarısızlık denklemden çıkarılıyor.”
Basitçe söylemek gerekirse bu oyunlar; net hedefler, açık geri bildirimler, üstesinden gelinebilir zorluklar ve öngörülebilir ödüller veriyor. Sadece gerçek dünyadaki işimizde bu şekilde bir durum söz mevzusu değil.
Rahatlama ve mental sıhhat yönetimi için pozitif neticeleri var.

Ekim 2021’de piyasaya çıkan bir Steam araştırma çalışmasında araştırmacılar, çiftlik oyunları benzer biçimde oyunların rahatlama ve zihinsel problemlerin yönetimi açısından yararlı bulunduğunu buldu.
Şehrin keşmekeşinden kaçıp bir köye yerleşmek benzer biçimde, çiftlik oyunu benzeri oyun döngülerinde kendimizi iyi hissediyoruz. Ek olarak izleyeceğimiz yollar, inşa edeceğimiz şeyler hakkında özgürlüğümüz oluyor.
Oyunun içinde zaman geçirdikçe çiftliğimize duygusal yatırım da yapmış oluyoruz. Gerçek dünyadan kaçmak için kalıcı bir çözüm olmasa da normalde alamadığımız pozitif geri bildirimleri bu oyunlardan alıyoruz.

