Brezilyalı araştırmacıların geliştirdiği yeni bir yapay zekâ modeli, sesli mesajlarınızı dinleyerek depresyonda olup olmadığınızı tespit ediyor ve ruh hâlinizi çözümleme edebiliyor.
Günlük hayatımızda fark etmeden yaptığımız alışkanlıklar, ruh sağlığımız hakkında sandığımızdan oldukça daha çok ipucu taşıyor olabilir. Yeni bir araştırma, WhatsApp’ta gönderdiğimiz rahat sesli mesajların bile depresyonun erken emarelerini ortaya çıkarabileceğini gösteriyor.
PLOS Mental Health dergisinde piyasaya sürülen çalışmada, Brezilyalı araştırmacıların geliştirdiği bir yapay zekâ modeli, yalnızca kısa ses kayıtlarını dinleyerek majör depresyonu yüksek doğrulukla tespit etmeyi başardı. Modelin tek ihtiyacı, kişinin “Bu haftan iyi mi geçti?” sorusuna verdiği kısa bir sesli cevap oluyor.
Ses tonumuz gizli saklı sinyaller taşıyor
Depresyon bir çok süre içsel bir durum benzer biçimde düşünülse de konuşma biçimimize yansıyor. Ses tonu, konuşma hızı ve enerjideki ufak değişimler insan kulağıyla fark edilmesi zor olsa da yapay zekâ için kuvvetli birer “akustik biyobelirteç”. Araştırma ekibi bu izleri yakalamak için yedi değişik makine öğrenmesi modeli geliştirdiğini söylüyor.
En dikkat çekici nokta ise verilerin gerçek yaşamdan gelmesi. Klinik ortamlarda kaydedilmiş yapay sesler yerine, hastaların doktorlarına gönderilmiş olduğu gerçek WhatsApp sesli mesajları ve sıhhatli bireylerin günlük söyleşi kayıtları kullanılmış.
Hanımlarda %92’ye varan doğruluk

Araştırmaya nazaran yapay zekâ, hanım katılımcılarda depresyonu %91,9 doğrulukla tespit etti. Erkeklerde ise bu oran ortalama %75’te kaldı. Bilim adamları bu farkın, veri setinde hanım seslerinin daha çok yer alması ya da hanım ve adamların depresyonu ses kanalıyla değişik şekillerde ifade etmesinden kaynaklanabileceğini düşünüyor.
İlginç bir detay da şu ki katılımcılardan yalnız “1’den 10’a kadar saymaları” istendiğinde cinsiyet farkı büyük seviyede azalıyor. Bu da özgür konuşmanın duygusal açıdan daha varlıklı fakat çözümleme edilmesi daha karmaşık bir veri sunduğunu gösteriyor.
Kısacası cebimizde taşıdığımız telefonlar gelecekte yalnızca mesajlarımızı değil, ruh halimizi de “dinleyecek” benzer biçimde. Bilim adamları cinsiyet ve dil farklılıklarını azaltmak için çalışmalara devam ederken ortaya çıkan tabloya nazaran zor durumda olduğumuzu fark eden ilk şey kendi sesimiz olacak…

