Cuma, Ocak 30, 2026
Ana SayfaYapay ZekaAslen Düşündüğümüzden Fazlaca Daha Eski: İşte Yapay Zekânın İlk Örnekleri

Aslen Düşündüğümüzden Fazlaca Daha Eski: İşte Yapay Zekânın İlk Örnekleri


Her ne kadar yapay zekânın son 10 yıla dayandığı düşünülse de bundan yüzlerce yıl eskiye dayanan bir teknoloji. Peki o yıllarda yapay zekâ tam olarak iyi mi var oldu?

Çoğumuz yapay zekâyı son birkaç senenin popüler teknolojik patlaması ya da bilim kurgu filmlerinden fırlamış fütüristik bir kavram olarak görüyoruz sadece işin aslı {hiç de} öyleki değil bu sebeple insanlık, düşünebilen ve kendi kendine hareket edebilen makinelerin hayalini binlerce senedir kuruyor.

Bugün cebimizde taşıdığımız o akıllı asistanların ve karmaşık algoritmaların kökleri, çağıl bilgisayarların icadından oldukça daha öncesine, antik mitolojilere, orta son zamanların dahi mühendislerine ve ilk matematikçilere kadar uzanıyor. Gelin bu değişen teknolojinin tozlu raflardaki şaşırtıcı geçmişine ve yapay zekânın ilk örneklerine beraber göz atalım.

Antik mitolojiden doğan robot fikri

Yapay zekâ fikrinin tohumları aslen ilk kod satırı yazılmadan oldukça ilkin Antik Yunan mitolojisinde atılmıştı. O dönemlerde teknoloji bugünkü şeklinde çiplerden yada elektrik devrelerinden oluşmasa da “yapay yaşam” terimi hikâye anlatıcılarının zihnini süslüyordu. Efsaneye bakılırsa Girit Adası’nı korumakla görevli bronz dev Talos, kim bilir tarihin hayal edilen ilk otonom robotuydu.

Hephaestus tarafınca yaratılan ve kendi iradesiyle hareket edip talibi istilacılara karşı korumak için çaba sarfeden bu dev, insanların zihninde mekanik bir zekanın mümkün olabileceğine dair ilk kıvılcımları çakmıştı. Yalnız Talos değil, Pygmalion’un canlanan heykeli Galatea şeklinde efsaneler de insanoğlunun cansız maddeye zekâ ve ruh verme arzusunun ne kadar eski bulunduğunu kanıtlar niteliktedir.

Doğunun mekanik dehaları ve otomatlar

3

Tarih sayfalarını mitolojiden bilime, bilhassa de Doğu’nun Altın Çağı’na çevirdiğimizde karşımıza sibernetiğin babası sayılan El Cezeri çıkıyor. Orta Çağ’da yaşayan bu büyük mühendis, suyun ve mekanik parçaların enerjisini kullanarak “otomat” adını verdiği makineler tasarlamıştı. El Cezeri’nin yapmış olduğu ve belirli aralıklarla müzik çalan robotik gruplar yada suyu otomatikman döken mekanik hizmetçiler, bugünkü programlanabilir makinelerin atası olarak kabul edilir.

Bu cihazlar çağıl anlamda düşünen bir yapay zekâ olmasa da insan müdahalesi olmadan belirli bir mantık silsilesiyle hareket edebilmeleri, bugünkü algoritmaların dişliler ve çarklarla yapılmış ilkel fakat çok büyük bir versiyonuydu.

Matematiğin gücü ve düşünen makineler

4

Endüstri Devrimi ve sonrasında ise işin rengi tamamen değişerek mekanikten saf matematiğe doğru kaymaya başladı. Bu devrin en çarpıcı figürlerinden önde gelen Ada Lovelace, makinelerin yalnız sayı hesaplamaktan fazlasını yapabileceğini, hatta beste bile yapabileceğini öngörerek tarihin ilk bilgisayar programcısı unvanını aldı sadece yapay zekâ teriminin tam anlamıyla ete kemiğe bürünmesi ve kuramsal altyapısının oluşması, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Alan Turing yardımıyla oldu.

Turing, makinelerin yalnız işlem yapmadığını, bununla birlikte mantık yürütebileceğini savundu. Meşhur “Turing Testi” ile “Makineler düşünebilir mi?” sorusunu bilim dünyasının kucağına bırakan Turing, bugün kullandığımız yapay zekâ teknolojilerinin de babası sayılır.

Yapay zekânın resmi doğuşu

5

Tüm bu tarihsel birikimlerin, mitolojik hayallerin ve matematiksel teorilerin sonucunda yapay zekâ, 1956 senesinde Dartmouth Konferansı’nda resmî olarak isimlendirildi ve bir bilim dalı hâline geldi. John McCarthy ve arkadaşlarının düzenlemiş olduğu bu zamanı toplantı, yapay zekânın doğum günü olarak kabul edilir.

O günden sonrasında laboratuvarlara giren bu teknoloji, satranç oynayan devasa bilgisayarlardan bugün bizimle söyleşi eden gelişmiş dil modellerine kadar uzanan inanılmaz bir evrim geçirdi. Şu demek oluyor ki özetle, bugün elimizin altındaki bu teknoloji, yalnız Silikon Vadisi’nin değil, binlerce senelik bir insanlık rüyasının gerçeğe dönüşmüş hâli diyebiliriz.

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Most Popular

Recent Comments