Europol’ün detaylı raporuna bakılırsa önümüzdeki 10 yıl içinde, kısaca 2035’e kadar kabahat ve kabahat unsurlarının büyük bir bölümünü robotlar oluşturacak.
Europol’ün yayımladığı yeni bir rapor, 2035 senesinde kabahat ve güvenlik kavramlarının kökten değişebileceğine dikkat çekiyor. Avrupa polis teşkilatının inovasyon birimi tarafınca hazırlanan çalışmada, yapay zekâ ve robot teknolojilerinin hem polisin en büyük yardımcısı hem de suçluların en tehlikeli silahı olabileceği düşünülüyor.
Rapora bakılırsa gelecekte robotlar evlerden hastanelere, okullardan polis merkezlerine kadar yaşamın her alanında olacak sadece bu yayılma, bununla beraber ciddi riskler de getirecek. İşini kaybeden insanların öfkesinin sokaklara taşması, “robot karşıtı” protestolar, hatta robotlara zarar vermenin bir tür istismar sayılıp sayılmayacağı benzer biçimde tartışmaların toplumda gerginlik yaratabileceği öngörülüyor.
Robotlar direkt suçun birer parçası hâline gelecek
Europol’ün en çarpıcı senaryolarından biri ise robotların direkt suçun parçası hâline gelmesi. Hastanelerde ya da yaşlı bakımında kullanılan robotların hack’lenerek aileler hakkında informasyon toplaması, evlatları manipüle etmesi yada casusluk yapması mümkün görülüyor. Otonom araçlar ve droneların silaha dönüştürülmesi, hatta cenk bölgelerinden elde edilmiş drone sürülerinin terör saldırılarında ve çete savaşlarında kullanılması da raporda yer edinen ihtimaller içinde.
Polis için ise tablo daha da karmaşık. “Suçlu” bir robotu sorgulamanın neredeyse imkânsız olacağı, kasıtlı mı yoksa kazara mı kabahat işlendiğini ayırt etmenin zorlaşacağı belirtiliyor. Hatta ele geçirilen robotların polis merkezlerinde bile veri çalabileceği ya da kaçabileceği benzer biçimde senaryolar gündemde.
Güvenlik birimlerinin hazırlıklı olması gerekiyor

Europol yetkilileri bu tabloyu bir kehanet değil, ihtimaller içinde senaryoları düşünmeye yönelik bir “gelecek emek harcaması” olarak tanımlıyor sadece uyarı net… Polis teşkilatlarının eğitim, teknoloji ve siber güvenlik yatırımlarını çoğaltması koşul.
Öte taraftan bazı akademisyenler, Europol’ün çizdiği tablonun fazla karamsar olabileceğini korumak için çaba sarfediyor. Hızla gelişen teknolojinin yaygınlaşmasının bir tek teknik değil, maliyet ve üretim benzer biçimde faktörlere de bağlı bulunduğunu hatırlatıyorlar. Gene de ortak görüş şu ki suçlular yeni teknolojileri kesinlikle kullanacak ve güvenlik birimlerinin buna hazırlıklı olması gerekiyor.
Peki sizce bu şekilde bir gelecek hakikaten gelecek mi? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

