Ford’un mavi elips üzerine el yazısıyla yazılmış logosu, bazısına nazaran sanat eseri iken bazısına nazaran birazcık ilkel. Fikirler değişebilir fakat güvenilir olduğumuz bir şey var ise o da bu logonun hepimizin aklına kazandığıdır.
Sadece yıl 1964’ü gösterdiğinde ve Ford, Mustang’i üretmeye karar verdiğinde işler birazcık değişiyor.
Mustang aslına bakarsanız artık ikonikleşmiş bir model, ona sözümüz yok fakat onu öteki Ford modellerinden ayıran bir özelliği daha var, o da logosu. Peki Ford niçin her modelinde klasik logosunu kullanırken Mustang için değişik bir logo kullanmaya karar vermiş? Mevzuyu en baştan bir inceleyelim.
1903’te kurulan Ford Motor Company, yıl 1964’ü gösterdiğinde bir spor otomobil üretmeye karar verdi.
Ford’un amacı, genç nüfusun ilgisini çekebilecek bir otomobil tasarlamaktı. Şu sebeple o dönem ABD’da genç nüfus hızla artıyordu ve onlara hitap edecek oldukca fazla otomobil yoktu. Ford, üreteceği bu otomobilin son teknolojiyle donaltılmış olması, lüks sadece uygun fiyatlı bir spor otomobil olmasını istiyordu.
Ford Mustang, ilk kere 17 Nisan 1964’te New York Dünya Fuarı’nda tanıtıldı.

Bu tanıtım, otomobil endüstrisinde büyük bir ilgiyle karşılandı. Mustang, çıkmış olduğu ilk yıl ortalama 121.538, ikinci senesinde da tam 559.451 tane sattı. Ara ara otomobilseverler tarafınca eleştirilen modelleri de olsa günümüzde artık ikonikleşmiş bir hâl aldı.
Mustang’in bu kadar oldukca başarı göstermiş olmasının ardında yatan bir strateji de marka kimliği.
Ford, Mustang’i piyasaya sürmeden ilkin adı üstüne epey düşündü. Torino, Avanti ve Allegro benzer biçimde seçenekler de vardı. Hatta araca lansman öncesi Cougar adı verilmişti. Sadece son karar Mustang’den yana kullanıldı. Şimal ABD’nın açık alanlarında özgürce dolaşan yırtıcı atlardan esinlenilmiş, bunun otomobilin kimliğiyle uygun olduğu düşünülmüştü.
Ve o ikonik logo ortaya çıkıyor…

Mustang’in tıpkı adı benzer biçimde logosunun da otomobili iyi bir halde temsil etmesi gerekiyordu. Bunun için Ford’un tasarım ekibinde çalışan Phil Clark göreve getirildi. Hemen hemen 27 yaşlarında bu sorumluluğu üstüne alan Clark, GMC’de çalışıyordu sadece Ford’a katılmak için şirketten ayrıldı. Şu sebeple Mustang projesi onu oldukca heyecanlandırmıştı. Clark, çalışmasını 1 yıla yakın bir sürede tamamlayabildi.
Mustang’in logosunun klasik logodan oldukca değişik olması gerektiğine karar verilmişti.

Şu sebeple Mustang’i öteki modellerine nazaran bağımsız bir halde konumlandırmışlardı. Bu yüzden otomobilin logosunun da Ford’un tipik oval mavi logosundan değişik olmasını istiyorlardı. Onlara nazaran Mustang, logosuyla Amerikan kültürünün de bir simgesi olmalıydı. Bu şekilde insanların bu arabayı benimsemesi daha kolay olacaktı.
Ek olarak Ford’un logosu o dönem için oldukca klasikti (Aslına bakarsak hâlâ da o şekilde denebilir). Sadece genç nüfusu hedef alan Ford, bir spor otomobilde bu denli klasik bir logo yerine gençlere hitap edecek bir logonun yer alması icap ettiğini düşünüyordu.
Şu demek oluyor ki Ford, Mustang’i yalnız bir model olarak değil, bununla birlikte bir marka olarak konumlandırmıştır.
Bu yüzden Mustang’e özgü bir logo kullanımı Ford açısından oldukça mühim olan bir stratejik bir karar. Mustang logosu, yırtıcı bir at ile hızı ve gücü temsil ederken; klasik mavi logo ise markanın genel kalite ve güvenilirlik değerlerini temsil eder.
Tüm bu sebepleri incelediğimizde Mustang’in logosunun niçin değişik tasarlandığını anlayabiliyoruz.
Peki siz Mustang’in logosunu iyi mi buluyorsunuz? Yorumlar bölümünde fikrinizi belirtmeyi ihmal etmeyin.

